Beyin Titremesinin Ardındaki Gizem

Beyin Titremesinin Ardındaki Gizem - https://www.sagliklimiyim.com/beyin-titremesinin-ardindaki-gizem/


Beyin titremesi, antidepresan gibi belirli ilaçların kullanımı bırakıldığında ortaya çıkan bir histir. Bu durumu yaşayanlar, genellikle beyinlerine elektrik şoku verilmiş gibi hissettiklerini anlatırlar. Bazılarıysa beyninin kısa süreli bir titreme yaşadığını söyler. Beyin titremesi gün içinde tekrar eden şekilde olabildiği gibi uyurken olup sizi uykudan uyandırabilir.


Acı verici bir durum olmasa bile, çok rahatsızlık veren ve moralinizi bozan bir durum olabilir. Beyin titremesine neyin sebep olduğunu ve nasıl engelleyebileceğinizi öğrenmek için yazının devamını okuyun.





Beyin Titremesi Kısaca


Yaşam editörleri tarafından hazırlanan hastalık kartlari ilgili hastalığa ait en çok merak edilen sorulara kısaca yanıt verir.



  • Dikkat


  • Normal


Hangi Doktora/Bölüme Gidilir?


Beyin titremesi için Nöroloji (Beyin ve Sinir Hastalıkları) bölümüne gidilir.








Beyin Titremesine Ne Sebep Olur?



Beyin titremeleri, gizemini koruyan bir durumdur. Fakat genellikle hastalar antidepresan gibi seçici serotonin geri alım engelleyici ilaçları almayı bıraktıktan sonra bu durumun oluştuğunu rapor etmişlerdir.






Yaygın olarak kullanılan seçici serotonin geri alım engelleyiciler:


  • Sertralin

  • Eskitalopram

  • Fluoksetin

Bu ilaçlar beyindeki serotonin miktarını artırmaya yararlar. Bazı uzmanlar bu durumun, ilaç kullanımını bırakmaya bağlı olarak serotonin miktarının düşmesiyle beyin titremeleri oluşturduğunu düşünüyor.

Ama insanlar beyin titremesi durumunu diğer ilaçları bıraktıkları zaman da yaşarlar. Beyin titremesine sebep olacak ilaçlar:


  • Benzodiazepin

  • Amfetamin

Bazı insanlar uyuşturucu kullandıkları için beyin titremesi yaşarlar.

Bu ilaçlar, beynin gama aminobutirik asit aktivitesini artırır. Beyindeki kimyasal seviyelerinin düşük olması bu titremeleri artırır. Bu yüzden, bazı uzmanlar beyin titremelerinin çok küçük ve belli bir bölgeyi etkilediğini düşünürler. Fakat bu teori henüz doğrulanmış değildir. Beyin titremelerinin sağlığı olumsuz etkilediğine yönelik bulgular da yoktur.


Şimdilik doktorlar beyin titremelerine, ilacı bıraktığınızda ortaya çıkan diğer etkilerle birlikte kesilme sendromu diyorlar. Bu belirtiler ilacınızı bırakmanızdan ya da ilacın dozunu azaltmanızdan birkaç gün sonra veya birkaç hafta içinde ortaya çıkarlar.


İlacı bıraktığınızda kesilme sendromu yaşadığınız herhangi bir şeye bağımlı olmak zorunda değilsiniz.



Nasıl Tedavi Edilir?



Beyin titremelerinin kanıtlanmış bir tedavi yöntemi yoktur. Bazı kişiler, balık yağı takviyesinin bu belirtileri ortadan kaldırmaya yardımcı olduğunu söylese de bu iddiayı kanıtlayacak bilimsel bir kanıt yoktur. Yine de, balık yağı takviyesi kullanmak güvenlidir. İşe yarayıp yaramayacağını görmek için balık yağını deneyebilirsiniz.


Kullandığınız ilacın dozunu yavaş yavaş azaltarak da beyin titremesi yaşama olasılığınızı ortadan kaldırabilirsiniz. Bunu nasıl yapacağınıza doktorunuzla karar vermeniz çok daha iyi olur. Doktorunuz içinde bulunduğunuz duruma göre doz ayarını daha kontrollü bir şekilde azaltabilir. Dozajı etkileyecek faktörler:






  • İlacı kullanma süreniz

  • Şu anki dozunuz

  • İlacın yan etkilerini görüyor olmanız

  • Geçmişte ilacı bıraktığınızda kesilme sendromu yaşayıp yaşamadığınız

  • Genel sağlık durumunuz

İlacın dozunuzu yavaşça azaltmak vücudunuza ve beyninize bu duruma uyum sağlaması için daha fazla vakit kazandırarak kesilme sendromu yaşamanızı önler. Özellikle antidepresan gibi ilaçları kullanmayı birden bırakmayın.



Yavaş Yavaş Azaltmanız için İpuçları







İlacınızı azaltmayı düşünüyorsanız, bu geçişi daha hafif atlatmanız için birkaç ipucundan faydalanabilirsiniz.




İşe yaramadığı için mi ilacınızı bırakıyorsunuz? Yoksa sizi olumsuz etkileyen yan etkileri olduğu için mi? Artık kullanmanız gerekmediğini mi düşünüyorsunuz? Bu soruları öncelikle doktorunuzla konuşun. Doktorunuz ilacınızın dozunuzu ayarlamak ya da başka bir ilaca geçiş yapmak gibi öneriler sunabilir.


İlaçlarınızın dozunu azaltmak, kesilme sendromu yaşamanızı engelleyecektir. Bu yüzden, bütün olarak kullandığınız ilacı önce yarım olarak, sonra da çeyrek olacak şekilde kırarak kullanabilirsiniz.


Doz azaltma programınızın sonuna geldiğinizde neredeyse hiçbir şey içmiyor gibi hissedebilirsiniz. Ama bu en ufak dozu bile, ilacı kullanmayı tamamen bırakana kadar alıyor olmanız önemlidir. Ufacık bir dozu bile atlamak beyin titremelerine sebep olabilir.


İlacın dozunu azaltırken yaşadığınız tüm belirtileri doktorunuza anlatın. Bu geçişi daha rahat bir şekilde yapmanız için size tavsiyelerde bulunabilirler.


Sağlık durumunuz için antidepresan kullanıyorsanız ilacı bıraktığınızda eskiden yaşadığınız bazı rahatsızlıkların tekrar ortaya çıktığını görebilirsiniz. Bir terapistle görüşmüyorsanız, kullandığınız ilacın dozunu azaltmadan önce bir terapist bulun. Böylelikle, belirtileriniz tekrar ortaya çıktığında destek bulabileceğiniz birisi olacaktır.


Beyin titremeleri olağan dışı bir durumdur ve antidepresan gibi bazı ilaçların kullanımı bırakıldığında ortaya çıkar. Bu rahatsızlıktan kurtulmanın belirli bir yöntemi olmasa da ilacınızın dozunu yavaşça ve uzun bir döneme yayarak azaltmak beyin titremesi yaşama olasılığınızı azaltır.




#BeyinTitremesineNeSebepOlur, #BeyinTitremesininArdındakiGizem, #NasılTedaviEdilir, #YavaşYavaşAzaltmanızIçinİpuçları
https://is.gd/UNtfYZ
Sagliklimiyim.Com

Elektronik Sigara Zararlı mı ? & Elektronik Sigara ile Sigara Arasındaki Fark

Elektronik Sigara Zararlı mı ? & Elektronik Sigara ile Sigara Arasındaki Fark - https://www.sagliklimiyim.com/elektronik-sigara-zararli-mi-elektronik-sigara-ile-sigara-arasindaki-fark-2/


Elektronik sigara kullanımı son yıllarda popüler oldu. Gerek gerçekten sigarayı bırakmak isteyenlerin dozu yavaşça azaltmak için kullandıkları bir aracı oldu, gerekse daha karizmatik görünmek isteyenler için bir oyuncak.



Elektronik sigara nedir ?, ne işe yarar ?, Elektronik sigara ile sigara bırakılır mı ?, Elektronik sigara zararsız mı ? gibi merak edilen ama sağlam kaynaklar olmadığı için suistimal edilen her şeyi doktorix.com’un özgün, sade ama bilimsel anlatımıyla bu yazımızda açıklıyoruz.



Elektronik sigaralar sigara içmekten daha mı güvenli ?



Evet. E-sigaranın bugüne kadar bildiklerimize dayanarak sigaradan daha güvenli olduğu düşünülüyor. Sigara, hem sigara içicileri hem de çevrelerindeki için çok ciddi sağlık riskleri ile ilişkilidir. Dolayısıyla tütünden e-sigaraya geçiş büyük bir sağlık riskini bir ölçüde azaltır.



Bununla beraber risk yoktur denemez sadece daha zararsızdır denebilir.



 





Nikotin tehlikeli mi ?



Nikotin kanser ve kalp rahatsızlığı gibi sigara içimine neden olan hastalıklara neden olmaz, ancak bağımlılık yapıcıdır.



Bununla birlikte, e-sigara kullanarak çok daha fazla nikotin alındığı zannedilir. Oysa kendinize zehir verme riski daha azdır ya da  e-sıvı olarak bilinen, nikotin içeren sıvının aşırı dozda teneffüs edilmesi ile ilgili  herhangi bir vaka bulunmuyor.



Nikotin Replasman Terapisi ile çok benzerdir, eskiden olduğundan daha fazla nikotin kullanırsanız, hafif bir  mide bulantısı veya sersemlik hissedebilirsiniz ama bu iki durum hem kısa sürer hem de çabuk geçer. Bu durumda, satın aldığınız e-sıvı içindeki nikotinin seviyesini düşürün ya da daha az e-sigara kullanın.



E-sigaralar zararlı kimyasal maddeler üretir mi ?



Bazı çalışmalarda bu buharda sağlık problemlerine neden olduğu bilinen bazı kimyasallar  saptanmıştır. Fakat bu çalışmalar yapay koşullarda yapılmıştır ve normalde iyi kalitede e-sigara kullanıldığında (örn. aşırı ısınmayan) tütün dumanına kıyasla çok az zararlı kimyasal madde bulunur.



E-sıvı fazla ısınırsa, acı, tatsız bir tat oluşur ki  bunun olup olmadığı zaten içici tarafından anlaşılır.



Cep telefonları ve dizüstü bilgisayarlar gibi herhangi bir şarj edilebilir cihazda olduğu gibi, e-sigarayı doğru şarj cihazıyla  şarj etmek önemlidir ve şarj olurken gözetimsiz bırakılmamalıdır.



Saygın markaları alın ve kalitesiz  şarj ekipmanı kullanmaktan kaçının.



Aynı anda hem sigara hem de e-sigara dumanı içilir mi ?



Aynı anda hem sigara hem de e-sigara içmenin tek başına tütün içmekten daha kötü olduğuna dair bir kanıt yoktur. Ancak sigarayı tamamen bırakma hedef olmalıdır.



Bazıları tamamen e-sigaraya geçerlerken bazıları birden geçiş yapamaz. Tamamıyla sigarayı bırakmanız için size yardımcı olan bir tane bulamadan önce bir dizi farklı e-sigara ve e-sıvı denemek zorunda kalabilirsiniz, ancak bu oldukça normaldir.



Hangi e-sigara ile başlamalıyım ?



Bu çok kişisel bir tercihtir.



Doldurulabilir depo sistemli e-sigaraya alışmak biraz zaman alabilir, ancak daha fazla lezzeti kullanmanızı sağlarken normal sigaraya benzeyen e-sigaradan daha fazla nikotin almanıza neden olurlar. Kullanıcılar, bu türlerin daha tatmin edici olduğunu söylemektedirler.



Ne kadar nikotine ihtiyaç duyduğunuz, klasik sigaranızdan ne kadar çok nikotin aldığınıza bağlı olacaktır. Ve tabii ki, e-sıvıdan ne kadar nikotin alacağınız da e-sigara türüne ve nasıl kullandığınıza bağlı olacaktır.



Kabaca bir kılavuz olarak, günde 20 adet sigara içenler için  18 mg /ml (% 1,8) nikotin yeterli olur.



Sigarayı bırakmamda bana yardımcı olması için e-sigaraımı nasıl kullanmalıyım ?



Bir e-sigara kullanmak sigara içmekten farklıdır. Genellikle daha uzun sürelerle daha yavaş ve daha uzun puflar olur.  Çünkü e-sigaralar su ısıtıcıları gibi bir sıvıdaki bobini ısıtarak çalışırlar.



Bir e-sigara ile bir veya iki kez puff yapın ve sonra koyun. Her zaman ağızda tutuyorsanız, daha güçlü bir e-sıvı kullanmanız gerekebilir.



E-sigara kullandığınızda bir miktar öksürüğünüz varsa bu alışılmadık bir şey değildir. Nedeni muhtemelen Propilen glikol oranının yüksekliğidir, daha çok sebze glikollü bir e-sıvıya geçin.



Sigara içilemeyen yerlerde e-sigara kullanabilir miyim ?



E-sigara kullanabileceğiniz yerleri engelleyen veya kısıtlayan herhangi bir kanun yoktur.



Bazı spor stadyumları ve çoğu havaalanı gibi bazı yerler izin vermese de çoğu yerde içilebilir ama yine de içmeyenlere karşı saygılı olmak için kalabalık yerlerde içmeyin.



E-Sigara dumanı tehlikeli mi ? Çocuklarımı nasıl koruyabilirim ?



Sigaradan alınan dumanın aksine ki kansere neden olduğu biliniyor – e-sigara buharının diğerleri için tehlikeli olduğuna dair bir kanıt bulunmuyor.



Bazı çalışmalar, buharda toksik kimyasal izleri bulmuştur ancak bunlar çok düşük seviyelerdedir, çevredekilere zararlı olup olmadığı ile ilgili güvenilir ve uzun soluklu çalışmalara ihtiyaç vardır.



Bununla birlikte sigara içmeyenler ve çocukların kullanmaması gerekir ve onların yanında içilmemelidir.



Örneğin e-sıvıları içen küçük çocuklar gibi kazara zehirlenmeyi önlemek için e-sigara ve sıvılarınızı evde güvenli bir şekilde onlardan uzakta saklamalısınız.



Tütün, katran, kül veya karbon monoksit olmaksızın, e-sigara, sigaralara “daha sağlıklı” alternatif olarak pazarlanmaktadır.



Ancak risksiz değildirler.



Elektronik sigara (e-sigara) son on yılda popüler hale geldi.



Pek çok kişi tarafından geleneksel sigaradan daha güvenli olduğu düşünülse de, birçok cihaz hala nikotin içerir ve buharlarını teneffüs ederek, önemli sağlık sorunları ile ilişkili olan kurşun, kadmiyum ve nikel gibi ağır metallere maruz kalmaya neden olur.



Buna ek olarak, birçok insan sigarayı bırakmak için bir araç olarak e-sigara kullanmaktadır, ancak bunu yapan kimseler yoksun kaldıklarından genellikle bu sırada her ikisini birden kullanmakta ve sağlık risklerini daha da artıran bir yerine 2 ürünün tehlikelerine maruz kalmaktadırlar.



Konuyu daha da karmaşık hale getiren, e-sigara üretiminin ve dağıtımının iyi düzenlenmemesidir. Düzenleme olmadan, cihazların ne kadar nikotin içerdiğini ve nikotinden başka birşey içerip içermediklerini kesin olarak bilmenin yolu yoktur.



Ancak bazı şeyler değişiyor. Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) kısa bir süre önce e-sigara, puro ve nargile gibi diğer tütün ürünlerinin hükümetin sigaraları ve dumansız tütünü düzenlediği gibi düzenleneceğini bildirdi.



Bu kurallar, şirketlerin talep etmeleri nedeniyle derhal yürürlüğe girmeyecek belki ama bir kere yürürlüğe konduktan sonra, paketlemenin nasıl olduğu ve ürünlerin içerdiği şeylerin net olarak listelenmesi gerekecektir.





E-sigara veya elektronik nikotin verme sistemleri, 2003 yılında bir Çinli eczacı tarafından patent almıştır.



2007 yılında cihazlar 400’den fazla farklı marka ismi ile bilinir hale gelmiştir.



Yetişkinler arasındaki tüketim 2012 yılına göre iki katına çıkmıştır.



Sigara içenlerin yarısından fazlasının (% 52) e-sigara kullandığı bildirilmektedir.



İngiliz Ulusal Halk Sağlığı kurumu olan Public Health England, sigarayı bırakmanın bir yolu olarak kullanıldığında e-sigaranın halkın sağlığına olan faydalarını belgeledi ve cihazların geleneksel sigaradan daha az tehlikeli olduğunu onayladı.



Fakat Birleşik Krallık, 18 yaşından küçük kişilere e-sigara veya e-sıvı satılmasını yasakladı.



E-sigara içeriği nedir ve toksik maddeler var mı ?



Elektronik sigaralar küresel pazarda nispeten yeni olduğundan, özellikle alışılmış kullanıcılar arasında kullanımının uzun vadeli etkileri ve güvenliği konusunda çok az araştırma mevcuttur.



E-sıvılar, genellikle düzenlenmemiş olan çeşitli maddeler içerebilir, ancak genellikle nikotin, propilen glikol, gliserin ve lezzet verici maddelerin bazı kombinasyonlarını içerirler.



Çikolata, vişne ezmesi ve kabarcık sakızı gibi çocuk dostu lezzetleri de içeren  7000 çeşit lezzet mevcuttur.



Birçok kişi geleneksel ve elektronik sigarayı kullanmaya devam ettikleri için her ikisinin de tehlikelerine maruz kalarak iki kat fazla toksisite tehlikesi altındadır.



Araştırmacılar, e-sigara dumanının puf başına 0 ila 35 µg nikotin içerdiğini tespit ettiler.



Yani ortalama bir e-sigara ile  30 puf  tipik olarak konvansiyonel bir sigara ile aynı miktarda nikotin (1 mg) türetir.



Buharın kimyasal yapısı ve hayvan modellerinde biyolojik etkileri 42 farklı doldurulabilir sıvı  kullanılarak araştırıldı. Hepsi potansiyel olarak zararlı bileşikler içeriyordu, ancak düzeyler FDA tarafından izin verilen maruz kalma sınırları dahilindeydi.



Bu potansiyel olarak tehlikeli kimyasal maddeler, formaldehit, akrolein ve hidrokarbonlar gibi bilinen toksinlerdir.



Buharların teneffüs edilmesine karşı inflamatuar yanıt, fare akciğerlerinde gösterildi; E-sigara aerosollerine maruz kalma, sigara dumanı maruziyetine benzer bir dereceye kadar oksidasyon-indirgeme dengesinin korunmasında önemli bir enzim olan akciğer glutatyonunu azalttı. Bu enzim azalırsa pulmoner inflamasyon riski artıyor.



Buna ek olarak, insan akciğer hücreleri, e-sigara aerosollerine maruz bırakıldığında pro-inflamatuar sitokinler salgılar.



Diğer sağlık riskleri şunları içerir:



İç hava kalitesine zarar verir. Elektronik sigaralar dumanı yaymasa da, çevredekiler kullanıcı tarafından çıkarılan aerosol veya buhara maruz kalırlar.



Formaldehit, asetaldehit, izopren, asetik asit, aseton, propanol, propilen glikol ve nikotin gibi zararlı maddeler bu buharda bulunmuştur.



Bununla birlikte, e-sigara buharı içindeki bu maddelerin konvansiyonel sigara kadar zararlı etkilere sahip olup olmadığı şu an için belirsizdir.



Solunan e-sigara buharı içinde kurşun, kadmiyum ve nikel varlığı, özellikle de uzun süreli maruz kalma ihtimali olan genç insanlar için önemli bir endişe alanıdır.



Tüm bu 3 ağır metalin insanlar için toksik olduğu bilinmektedir  ve inhalasyonla güvenli seviyeleri henüz tespit edilmemiştir.



Özellikle kurşunun solunması veya ağızdan alınması, özellikle çocuklarda gelişmekte olan beyinlerde ciddi nörolojik hasarlara neden olabilir.



Kurşun ayrıca hematolojik işlev bozukluğuna da sebep olur. Bu ağır metalin teneffüsüyle ilgili riskler yüzünden yıllar önce benzinde kurşun kullanımı kaldırılmıştır.



İnhale kadmiyum, böbrek, karaciğer, kemik ve solunum yolu patolojisine neden olur ve organ yetmezliği, hipertansiyon, anemi, kırıklar,  osteoporoz ve /veya osteomalaziye sebep olabilir.



Nikelin teneffüs edilmesi, inflamatuar pulmoner reaksiyona neden olur.



“Kurşun, Nikel ve Kadmiyum” için ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.



Hamilelik / emzirme.



Hamilelik sırasında e-sigara kullanımının güvenliği konusunda açık bir kanıt bulunmadığından, kadınlar perinatal dönemde hem kullanmamalı hem de buhara maruz kalmamalıdır.



Benzer şekilde, e-sigaraların emziren bebekler üzerindeki etkileri de belirlenmemiştir.



Gebe ve emziren kadınlar, sigaraları e-sigara ile değiştirmemelidirler. Sigara içen hamile kadınlarda sigara kullanımını durdurmak için sadece davranışsal yöntemler kullanılması önerilir.



Nasıl çalışırlar ?



E-sigara bir şey yakmaz.



E-sigara genellikle nikotin, tatlandırıcılar ve diğer kimyasalları içeren bir solüsyonun buhar haline dönüştüğü noktaya kadar ısıtılması için pil gücü (genellikle şarj edilebilir lityum pil) kullanılırlar.



Buharda bulunan her hangi bir madde akciğerlerden ziyade bukkal mukozadan kan dolaşımına girer.



Cihazların tipik olarak bir açma / kapama düğmesi veya anahtarı, bir ısıtma bobini, bir pil ve bir yanan sigarayı canlandırmak üzere tasarlanmış bir LED ışığı içeren bir püskürtücüsü bulunur.



Bir sensör, kullanıcının sürüklemesini algılar ve atomizer ve ışığı etkinleştirir. Bazı aygıtlar bir USB kablosuyla şarj edilebilir.



Elektronik sigara bir şeyleri yakmadığından sigara içilmez. Ayrıca katran, kül, karbon monoksit veya kokuya sahip değildirler (seçilen lezzet sıvısına uyan kısa ömürlü kokusu hariç).



Ancak, dumana maruz kalma ve hava kalitesi üzerindeki etkileri halen araştırılmaktadır.



500’den fazla markanın bulunduğu cihazlar genellikle 3 kategoriden birine girmektedir:



Cigalikes: Konvansiyonel bir sigaranın aynı boyut ve şeklinde bu sigara benzerleri yaklaşık bir günlük sıvı ile önceden doldurulmuş olabilir ve daha sonra atılabilir  olabilir veya değiştirilebilir bir kartuşa sahip olabilirler.



Modlar: “modüller” in kısaltılmış bu “buharlaştırıcılar”, e-sigaranın en büyük ve en pahalı türü olma eğilimindedir. E-sıvı ile doldurulabilir veya değiştirilebilir kartuşları kabul edebilir ve daha güçlü pilleri vardır.



Ego’lar : Cigalikes’lardan uzun ve daha kalın olurlar, bataryaları daha güçlüdür ve ya yeniden doldurulabilir ya da değiştirilebilir kartuşludurlar.



E-sigara klasik sigaradan daha mı ucuza gelecek ?



Bir sigara paketi (20 sigara içerir) maliyeti 9 ila 18 tl arasında değişir. Elektronik sigara cihazlarının fiyatı yaklaşık 8 $ ‘dan başlar ve 100 $’ dan daha yüksek olabilir.



5 paketlik lezzet kartuşu veya e-sıvı dolum deposu (yaklaşık 150 sigaraya kadar sürebilir) yaklaşık 10 ila 15 dolardır.



Günde 1 paket sigara içen biri yılda 5000 dolar harcar. E-Sigarada ise yıllık maliyet yaklaşık 740 dolardır.



Yani her halukarda e-sigara en az 5-6 kat daha ucuza gelir.



Özetle bana sorarsanız sigarayı bırakmak için bir müddet e-sigara kullanabilirsiniz. Sigaradan her durumda daha zararsızdır ama potansiyel zararları olabilir, tam araştırılmamıştır.



Sonuçta sigarayı da e-sigarayı da KULLANMAYIN.



Aşağıdaki linkte kaliteli bir e-sigara markası var. Alıp sigarayı tamamen bırakana kadar kullanabilirsiniz.



 



 



“Cep Telefonları Beyin Tümörü Yapar mı ?” makalesini buradan okuyabilirsiniz



 



 



 



 



 



#AynıAndaHemSigaraHemDeESigaraDumanıIçilirMi, #Cigalikes, #DeğiştirilebilirKartuşludurlar, #ESigaraDumanıTehlikeliMiÇocuklarımıNasılKoruyabilirim, #ESigaraIçeriğiNedirVeToksikMaddelerVarMı, #ESigaraKlasikSigaradanDahaMıUcuzaGelecek, #ESigaralarZararlıKimyasalMaddelerÜretirMi, #EgoLar, #ElektronikSigara, #ElektronikSigaraESigara, #ElektronikSigaralarSigaraIçmektenDahaMıGüvenli, #HamilelikEmzirme, #HangiESigaraIleBaşlamalıyım, #Modlar, #NasılÇalışırlar, #NikotinTehlikeliMi, #SigaraIçilemeyenYerlerdeESigaraKullanabilirMiyim, #SigarayıBırakmamdaBanaYardımcıOlmasıIçinESigaraımıNasılKullanmalıyım, #UzunVeDahaKalın, #YenidenDoldurulabilir
https://is.gd/6AZRLk
Sagliklimiyim.Com

D Vitamini Eksikliğinizi Gidermenizi Sağlayacak 8 Muhteşem Yiyecek

D Vitamini Eksikliğinizi Gidermenizi Sağlayacak 8 Muhteşem Yiyecek - https://www.sagliklimiyim.com/d-vitamini-eksikliginizi-gidermenizi-saglayacak-8-muhtesem-yiyecek/


D vitaminini sentezlemek için yapabileceğimiz en kolay şeylerden birisi de dışarı çıkmaktır! Güneş ışınları vücudumuzun doğal bir şekilde D vitamini sentezlemesini sağlar. Tüm ihtiyacınız olan haftada 2 ya da 3 kez 5 – 15 dakika boyunca güneş koruyucu sürmeden güneşe çıkmak. Cildinize zarar vermemesi için güneşe sabah saatlerinde ya da akşamüstü çıkmayı tercih edin. Güneşe 10 – 15 dakikadan fazla maruz kalacaksanız güneş koruyucu kullanmayı unutmayın.


D vitamini çok fazla yiyecekte doğal olarak bulabileceğiniz bir vitamin değildir. Bu yüzden, D vitaminini beslenme düzeninize eklemek için ne yemeniz gerektiğini bilmeniz çok önemli. En iyi D vitamini kaynakları, karaciğer, yağlı balıklar, yumurtanın sarısı ve balık yağıdır. Doğal yollardan vitamin açığınızı kapatmak en iyi yöntem olsa da, D vitaminini takviye olarak da alabilirsiniz.





D Vitamini


Yaşam editörleri tarafından hazırlanan hastalık kartlari ilgili hastalığa ait en çok merak edilen sorulara kısaca yanıt verir.



  • Dikkat


  • Normal


Neden Önemlidir?


D Vitamini, vücudumuzun hücresel işlemlerini, kas ve sinir fonksiyonlarını ve kemik sertleşmesini sağlayan serum kalsiyum konsantrasyonunu dengeler. Ayrıca bu vitamin bağışıklık sisteminin kemik erimesi, kanser, depresyon, diyabet ve obeziteye karşı vereceği tepkilerde büyük rol oynar.








D Vitamini İçeren Yiyecekler








1 Somon


Somon harika bir protein, Omega-3 ve D vitamini kaynağıdır. Somonu ister çiğ alıp kendiniz pişirerek yiyin isterseniz de konserve olarak alın.


 




2 Gökkuşağı Alabalığı


85 gram gökkuşağı alabalığı günlük D vitamini ihtiyacınızın tamamını karşılar. İçinde birçok mineral, vitamin ve proteini de barındırır.


 


 




3 Mantar


Mantar, B vitamini ve potasyumda içeren lezzetli bir D vitamini kaynağıdır. D vitamini seviyesi her mantar tipinde farklılık gösterir. Ultraviyole ışınlar verilerek yetiştirilen mantarlarda D vitamini seviyesi çok daha yüksektir. Mantarı omlete, salatanıza ve yemeklerinize katarak müthiş lezzetler yaratabilirsiniz.


 




4 Yumurta Sarısı


Yumurta yemeniz için başka bir nedeniniz daha var! D vitamini yumurtanın sadece sarısında bulunuyor. Yumurtada esansiyelamino asitler, sağlıklı yağlar ve kolin de bulunuyor. Yumurta alırken her zaman serbest gezen tavukların ya da otlayan tavukların yumurtalarını tercih edin. Bu yumurtalar, diğer yumurtalara göre 4 kat daha fazla D vitamini içeriyor.








5 Ton Balığı


Konserve ton balıkları D vitamini almanın kolay bir yolu. Raf ömrünün uzunluğu, yemeklerinize katabileceğiniz harika bir protein kaynağını her zaman evde bulundurabilmeniz kolaylığını da beraberinde getiriyor. Cıva oranının daha düşük olması için yağ oranı daha az olanları seçebilirsiniz.




6 Sardalya


Sardalya, besin değeri en yüksek deniz ürünlerinden biridir. İçeriğinde bol protein, çok sayıda vitamin ve mineralle birlikte Omega-3 bulunur. Sardalyalar planktonları yedikleri için diğer balık türleri gibi ağır metaller ve toksinleri barındırmazlar. Bu yüzden, en temiz deniz ürünüdürler. Sardalyalar taze olarak alınabileceği gibi konserve de alınabilirler.




7 İsviçre Peyniri


İsviçre peyniri, kalsiyum ve K vitamininin yanı sıra D vitamini de içerir. İsviçre peynirinin kesilmesi kolaydır. Salatalarınıza ekleyebilir, sebzelerinizle pişirebilir ya da tost yapabilirsiniz. Mümkün oldukça organik peynirler almaya dikkat edin.



 




8 Balık Yağı






Balık yağı, en iyi D vitamini kaynakları arasında olduğu gibi, aynı zamanda A vitamini ve Omega-3 yağı da içerir. Tadı size çok ağır geliyorsa, kapsül haline olanını kullanabilirsiniz.


 


 


 


D vitamini, birçoğumuzda eksikliği görülen bir vitamindir ve yediğiniz yiyeceklerle kolayca alamazsınız. Bu yüzden, D vitaminini içeren bu sınırlı sayıda yiyeceği beslenme düzeninize eklemelisiniz. Omletinizin içine mantar ekleyerek, somon, sardalya ya da ton balığı gibi balıklar yiyerek ve günde birkaç dakika güneşin tadını çıkararak D vitamini eksikliğinizi ortadan kaldırabilirsiniz.




#DVitaminiEksikliğiniziGidermeniziSağlayacak8MuhteşemYiyecek, #DVitaminiİçerenYiyecekler
https://is.gd/nZhH2A
Sagliklimiyim.Com

Hamilelikte Clostridium Difficile Bakterisi: Endişelenmeli miyim?

Hamilelikte Clostridium Difficile Bakterisi: Endişelenmeli miyim? - https://www.sagliklimiyim.com/hamilelikte-clostridium-difficile-bakterisi-endiselenmeli-miyim/


Hamileliğiniz sırasında ClostridiumDifficile bakterisiyle uğraşıyorsanız ya da getireceği risklerden endişeleniyorsanız bu yazıyı mutlaka okumalısınız.





Hamilelikte Clostridium Difficile Bakterisi Kısaca


Yaşam editörleri tarafından hazırlanan hastalık kartlari ilgili hastalığa ait en çok merak edilen sorulara kısaca yanıt verir.



  • Dikkat


  • Normal


Endişelenmeli miyim?


Clostridiumdifficile, ishale ve kendini belli eden kötü bir okuya sahip bir bakteri türüdür. Çok tehlikeli bir bakteridir.




Ne Zaman Doktora Gitmeliyim?


Hamilelikte bu bakterilere maruz kaldığınızı düşünüyorsanız, ishaliniz ve karın ağrınız varsa bir an önce doktorunuzla görüşün.




Hangi Doktora/Bölüme Gidilir?


Clostridium Difficile için Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji bölümüne gidilir.








Clostridium Difficile Bakterisi



Clostridiumdifficile’in oluşturacağı ciddi komplikasyonlar:






  • Susuz kalma

  • Toksik megakolon

  • Kan zehirlenmesi

  • Böbrek hasarı

  • Elektrolit dengesizliği

  • Düşük tansiyon

  • İnce bağırsak delinmesi

  • Ölüm


İnsanlar ClostridiumDifficile Bakterisine Nasıl Yakalanıyor?




Bu bakteriye yakalanmanın en sık rastlanan sebebi hastanede kalmaktır.


diff, süper bakteri olduğu için genellikle hastanelerde bulunur. Hastanenin aşırı steril ortamında çok daha uygun şartlar altında büyür. Diğer bakteri türlerinin azalmış olması, hatta iyi bakterilerin de gitmesi C. diff bakterisinin büyüyüp gelişmesi için kocaman bir alana sahip olması anlamına gelir.


Hastanelerde antibiyotiklerin aşırı kullanımı rekabet içinde olan diğer bakterileri öldürerek C. Diff bakterisinin tüm hastane ortamına yayılmasına ve hastaların vücutlarına girmesine imkân sağlamış olur.


Ameliyat geçirip hastanede uzun süre kalan hastalar C. diff bakterisini kapma riskini taşırlar. Fakat bakteri genellikle kafeterya gibi toplu alanlarda bulunur.


Çok sayıda insan hastaneye girerek C. diff bakterisini toplu alanlara taşıdıklarından ya da toplu alanlarda bakterileri azaltmak için daha çok antibiyotik kullanıldığından bu tarz alanlarda C. diff bakterisine daha sık rastlanır.


diff bakterisi, sağlıklı bebekleri ve yetişkinleri etkiler. Bu bakteri yaygın olarak, ağır ishale, kolite ya da ikisine birden sebep olabilir.





Hamilelikte C. diff Bakterisi



Hamile kişiler, hastanede kaldıkları süre boyunca C. diff bakterisine yakalanma riskleri artar.


Sezaryen doğumda C. diff bakterisini kapma riski normal doğuma göre çok daha fazladır. Bunun sebebi, sezaryen doğumun ameliyat gerektirmesidir. Sonrasındaysa normal doğuma göre daha fazla hastanede kalınacağından ve bu süreç içerisinde profilaktik antibiyotik verileceğinden C. diff bakterisini kapma riskiniz artar. Antibiyotikler enfeksiyon oluşumunu önlemek için verilseler de C. diff bakterisini kapma riskini artırırlar.







diff Bakterisi Olan Birini Hastanede Ziyaret Etmek Güvenli midir?



diffenfeksiyonu, C. diff sporları kişinin vücuduna girdiğinde yayılır. Genelde bağışıklık sistemi hasar görmemiş kişilerde enfeksiyona sebep olmaz. Ancak, yakın zamanda antibiyotik kullanmış kişilerin bağışıklık sistemi zarar görmüştür. Bakteriler bu kişilerde büyüyebilirler ve enfeksiyona sebep olabilirler.


diffenfeksiyonu riski ishale, susuzluğa, ateşe ve böbrek hasarına neden olacağından hamileliği olumsuz etkileyebilir. Bu yüzden, hamileyseniz bu kişiden hastalığı boyunca uzak durmanız sizin ve bebeğiniz için en güvenlisi olacaktır.


diffenfeksiyonu olan kişiyi ziyaret edecekseniz fazladan önlem almanızda fayda var. Ellerinizi, özellikle yemek yemeden önce düzenli olarak yıkayın. Mümkünse, enfeksiyon kapmış kişiyle aynı tuvaleti ve banyoyu paylaşmayın. Hamilelikte bu bakterilere maruz kaldığınızı düşünüyorsanız, ishaliniz ve karın ağrınız varsa bir an önce doktorunuzla görüşün.



Hamilelikte C. diff Enfeksiyonunu Önlemek



Hamileyseniz ve hastanede doğum yapacaksanız, C. diff bakterisine maruz kalma riskinin bilincinde olun. Eğer sezaryen doğum yapacaksanız bu risk çok daha fazla olacaktır.


Hastanede doğum yaptığınızda otomatik olarak C. diff bakterisini kapmazsınız elbette. Eve döndüğünüzde C. diff bakterisinin sebep olabileceği belirtileri gösteriyorsanız doktorunuza haber verin.


Hamileliğiniz sırasında, gerekli olmadıkça antibiyotik kullanmamaya çalışarak önlem alabilirsiniz. Doktorunuzla açık bir şekilde bu konuyu konuşun. Antibiyotiklerin aşırı kullanımı C. diff bakterisinin oluşma riskini artırır.



Hamilelikte C. diff Enfeksiyonunun Tedavisi




Hamilelik sırasında ya da doğum sonrasında C. diff bakterisi kaptıysanız tedavi seçenekleri durumunuzun ciddiyetine göre değişkenlik gösterir. Tedavi yöntemleri arasında genellikle rehidrasyon, elektrolit verilmesi ve antibiyotik kullanımı vardır.


Şu anda, C. diffenfeksiyonunu kapmamak için bir yöntem olmadığı gibi probiyotik kullanımının bu bakterileri kapmamak için bir önlem olup olmadığı da bilinmiyor. Gelecekte daha fazla çalışmanın yapılmasıyla bu belirsizlikler ortadan kaldırılabilir.











#ClostridiumDifficileBakterisi, #DiffBakterisiOlanBiriniHastanedeZiyaretEtmekGüvenliMidir, #HamilelikteCDiffBakterisi, #HamilelikteCDiffEnfeksiyonunuÖnlemek, #HamilelikteCDiffEnfeksiyonununTedavisi, #HamilelikteClostridiumDifficileBakterisiEndişelenmeliMiyim, #İnsanlarClostridiumDifficileBakterisineNasılYakalanıyor
https://is.gd/Kaq4nC
Sagliklimiyim.Com